-->

26 Mart 2014 Çarşamba

Çok Doldum...

Bugün nasıl saçma nasıl ipe sapa gelmez bir olay yaşadım anlatamam, anlatamam derken lafın gelişi tabi. Çatır çatır yazacağım buraya , resmen gözüm döndü.
Annem de bir heves, önüne gelene kızım kitap yazdı diye haber veriyor. Buraya kadar her şey normal gibi görünse de öyle değil, bahsettiği insanların yaşları çok çok çok büyük. Tövbe Yarabbim bir gözü toprağa bakan, 83 yaşındaki adama gitmiş kitabımı anlatmış. Adam da gitmiş kitabımı almış. bir de üşenmemiş amcam, açmış çatır çatır okumuş. Okumuş da bir bok anlamamış. Bak şimdi bok yazdım ya bunu okusa kesin buna da laf ederdi. Vay efendim, ben nasıl o cümleleri yazarmışım da, ben ne ayıp şeyler yapmışım da, gel de beyin hücrelerinin yüzde 90'ını kaybetmiş bu adama dert anlat. Ay artık en sonunda dayanamadım, bu kitap 83 yaşındakiler için değil amca dedim. Edebi değer görememiş kitapta, ben de Türk klasiği yazmadım zaten. Kendisine bol kafiyeli bir kaç şiir yazardım lakin terbiyesi okumasına müsaade eder mi onu tam kestiremiyorum. İnsan da yaşlıya hürmet diye bir şey bırakmayan bir cins bu adam. Diyeceksiniz ki sen neden bunu bu kadar taktın? E benim adım Takıntı...
Bu böyle konuşunca kitabı okumaya yer arayan annem de bir mızmızlanmaya başladı. Ay yaktım gemileri, okursan oku dedim. Zamanında da günlüklerimi gizli gizli okurdu, valideye oradan alışkanlık kalmış olmalı. Yani hevesimi kursağımda bıraktılar. Moralim bozuldu bir anda. Duyan da kitapta kötü bir şey yazıyor sanacak. Ama amca o kadar kıt ki, arkadaşımın doğum gününü anlattığım bir sayfayı, 6 erkekle bir evde buluştum olarak algılamış, he amca he. Anne anne lafını üvey anne anlayan bir mal. Şimdi kimse de bana bozulmasın, kaç yaşında adama nasıl konuşuyorsun demesin. O da yaşına uygun davransın, hürmet ettirsin.
Belirtmek istediğim şey şu, 29 senelik yaşantımda ne yaşadıysam -ki çok sakin yaşadım- her anımın arkasındayım. Utanılacak bir şey olduğunu düşünseydim , yazmazdım, saklardım. Alnım açık, başımdan geçen her şeye gülümseyip, vardır bir sebebi deyip geçerim. Her yaşanmışlık bir derstir insana, ve her yaşanan biraz daha yol aldırır. Şimdi her geçen günüme, her ilişkime ve yaşadığım her ana iyi ki yaşamışım diyorum. Yaşamasaydım, ben ben olmazdım. Hatalar da yapılacak elbet, bunlar doğruları bulmanın tek yoludur. Ve hayat zıtlıklarla ayakta durur....
Ben halimden çok memnunum, yazdıklarımdan da. Bence oldu o kitap, sonuna kadar kitabımın da, yaşadıklarımın da arkasındayım.
83 yaşında, orta çağ da yaşamış amcaya mı sinirleneyim, bir heves gidip de önüne gelene kitabımı söyleyen anneme mi bilemedim.
Tek istediğim şu, kim birini eleştirecekse önce kendi içine baksın, Çünkü senin içinde ne varsa , karşındakinde ancak onu görürsün...
Ve benim için artık en doğru cümle;
"Kimsenin ne düşündüğü umrumda değil, çünkü onlar için yaşamıyorum"


Not: Beni yazdıklarımla ayıplayan amcanın komşusu onun boş vakitlerinde iç çamaşırcılara gidip kombinezon satın aldığını ve eve kadınları çağırıp onları giydirdiğini anlattı. Abovvvvvvvvvv kimlerin elindesin benim küçük , masum , güzel kitabım....
Ah anne ah....

4 yorum :

  1. Ay ben seni çok sevdim ya :) cok guldum vallahi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aaaa çok teşekkür ederim :) çok mutlu oldum :))))

      Sil
  2. Sevgili Bayan Takıntı;)

    Seni en sevdiğim bloglar arasında MiM'Ledimmm..Bu Link ile MiM yazımı okuyabilirsin.. Sevgiyle kal.

    http://birdelininpembedefteri.blogspot.com.tr/2014/03/mim-zaman-mim-mim-mim-en-sevdigim.html

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim ben de facebook sayfamda bahsedeceğim :))) sevgilerimle .... :)))))))

      Sil